‘Ayrılık Şiirleri’ Kategori Arşivi
Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…
Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…

Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…
Bugün; çığlıkların suskunluklara dönüştüğü gün. Bugün; aşkın doğasının aklın doğasını parçaladığı gün. Bugün, ellerinde bir yaprağın can bulduğu gün. Kelimelerin cümle olmaktan vazgeçtiği, gözyaşlarının akıp akıp cehennemi tükettiği gün. Sonsuzluğun tanımının aşk olduğunun anlaşıldığı, gözlerindeki hareleri esamemin zapt ettiği gün. Bugün sonsuz hükmedişle kalbime ebediyen hükmettiğin gün. Yıkılmayan duvarların yıkılacağının, çözülmeyen düğümlerin çözüleceğinin müjdelendiği gün. Bir rüzgâr esintisinin en içli duaları haykırdığı, bir toprak serinliğinin en alevli aşklara karıştığı gün bugün! Buz çöllerine aşkın haritasının nakış edildiği, gökyüzündeki aşk seremonisinde raks edildiği gün. Bugün söylenmemişlerin söyleneceği, görülmemişlerin görüleceği gün. Ey Aşk! Sen; bugün ve her gün.
Yazının devamını oku »
Ey Gönlüm…!
Ey Gönlüm…!

Ey Gönlüm…!
Ey gönlüm; ümitsizliğe düşünce yarılır kalpler. Bir aşka baş koyunca tükeniyor korkular. Sen; bahtına yazılanın peşinde misin gönlüm? Kurduğun hayalin içinde mi, gerçeğinde misin? Yüzleş ilemeyen sızılarınla cenk edip, kanatlarına mı tutundun bir meleğin? Nefeslerine aşkın kokusu siner âşıkların. Bakışları ile titrer kâinat. Söyle ey gönlüm; hicranı taşıyıp yok olmamak mümkün mü? O yoklukta aşk olmamak mümkün mü? Taşıyan sen misin âlemlerin yükünü sırtında? Gecenin ayazına sarılmış gariplerin halini bilmez misin?
Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve… Ben; Senin Gözyaşınım!…
Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve… Ben; Senin Gözyaşınım!…
Gözlerinde Hare Yüreğinde Pare

Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve… Ben; Senin Gözyaşınım!…
Bir kalem bir kâğıda böyle düştü. Bir sevda bir ağıda böyle dönüştü. Gam çekmeyi bilmeyenlerin dilinden aşkın masumiyeti sökülüp alınmıştı da bilenlerin sırtındaki yük daha bir ağırlaşmıştı. Biz; bu sevdayı birbirimize emanet bilmiştik. Gecenin en koyusuna, zamanın en kuytusuna saklamıştık hayallerimizi. Biz seninle gulyabaniler diyarında kanat süzen meleklerdik.
Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın? Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?
Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın? Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?

Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın? Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?
Sen; bu aşkın izdüşümünü kendi gönlünde gördün mü? Güneş olup bir ay yüzlünün teninde söndün mü? Bahar bakışlarını kış rüzgârları savurdu mu hiç? Bir kirli gönüllü, aşkına zehrini akıttı mı hiç? Hayallerine hafakanlar bastı mı bir seher vakti? O narin kalbinde yok muydu eşref saati?
Tende Bir Can, Dudaklarında Bir Nefes Olduğumu Hayal Ettiğim Geceler Tükettim Ben…
Tende Bir Can

Tende Bir Can Dudaklarında Bir Nefes Olduğumu Hayal Ettiğim Geceler Tükettim Ben…
Aşk; en cesurumuzu bile kendisini inkâra götürecek kadar heybetliymiş meğer. İçine girildiğinde; bu heybet insanı kendine katıyor da uzakta durulduğunda yalnızca korku salık veriyor kalplere. Sonra yıllarca aynı türküyü söylüyor insan: Aşk yok ki zaten!
Yazının devamını oku »
Aşk ve Fedakarlık Kimse Aşkta İki Kez Düşmez
Aşk ve Fedakarlık Kimse Aşkta İki Kez Düşmez

Aşk ve Fedakarlık Kimse Aşkta İki Kez Düşmez
“AŞK VE FEDAKÂRLIK
Yataklarda büyütülen fedasız aşklarla örülü dünyada,
aşk adına her şeyinizi feda edebileceğiniz anlar vardır.
Ama unutmayın ki uzaktan baktıkça çoğalan,
dokundukça azalandır bazen aşk.
Kaderin, insan kalbine sadece bir kere taktığı çelmedir.
KİMSE AŞKTA İKİ KEZ DÜŞEMEZ.”
Yazının devamını oku »