Sayfalar

‘Duygusal Şiirler’ Kategori Arşivi

PostHeaderIcon Sevgimle Mukayese Edebileceğim Tek Şeyi Beni Sevmende Buldum

Sevgimle Mukayese Edebileceğim Tek Şeyi Beni Sevmende Buldum
 
Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha   yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
 

Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

 
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
 

Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...

Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...

Ümit Yaşar OĞUZCAN

PostHeaderIcon Uzun Gecelerde Uykumsa Virgülüm Bu Kısa Cümlede Son Noktadır Ölüm…

Uzun Gecelerde Uykumsa Virgülüm Bu Kısa Cümlede Son Noktadır Ölüm…

Ölüm sana şiir yazdım….ilk kez şiirler yazıyorum sana.
Ve ilk kez şiirler okuyorum; Sevda üstüne aşk üstüne .
Kara gecelerin suskusudur ölüm, Hüznün gözyaşıdır.
Ölüm bir beyaz gecedir tende, Ürperir insan beyaz gecede.
Ölüm sana şiir yazdım ;Mutluluk koydum adını..Gözyaşımla yıkadım
Kara gecelerin suskusunu .Bir ışıksız gecedeyim Muhtacım sana
Bir yudum su bir dilim ekmek gibi, Ve seviyorum seni
Bir yavru kuş bir ceylan gibi .Sen ulaşamadığım bir yıldız kadar uzak
Ve dokunamadığım güneş kadar sıcaksın Kara gecelerin suskusunda
Söyleyemediğim bir türkü Okuyamadığım bir şiirsin….

PostHeaderIcon Sevilmek İstiyorsan Önce Sevmeyi Bileceksin

Sevilmek İstiyorsan Önce Sevmeyi Bileceksin,Uçmayı Biliyorsan Düşmeyi de Bileceksin

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep
sen olursun…

Düşün…
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter…
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama
sevgisini…
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayat ı en önden, kendimi bir sahnede buldum,
Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

PostHeaderIcon Duygusal Şiirler – Duygu Dolu Duygu İçerikli Şiir Arşivi

Duygusal Şiirler – Duygu Dolu Duygu İçerikli Şiir Arşivi

..BIRTANEM…

Birtanem’e
Sana asla yalan söylemeyeceğim. Gerçeklerinse canı cehenneme.
Ben seni yaşıyorum. Ben bendeki seni, hayallerimi yaşıyorum. Belki asla yaşanmayacak ama yaşanması için ömrümü vereceğim anları yaşıyorum…
Bir yürek düşün ki bütün dünyayı içine alacak kadar büyük, bir ten düşün ki sadece ikimizi ısıtacak, ve bir hayal düşün ki içine sadece bizi alacak kadar küçük…
Olmayacak şey değil bu inan. Çünkü hayallerde ne imkansız vardır ne de o sonu gelmez keşkeler…
“Hayaller ah o hayaller, yoktur onlarda yasak
Hayalime bir sen yakın, gerçeklerse bana uzak…“
Tut ki bir yıldız kopardık gökyüzünden, avuçlarımıza aldık, ışıltısı gözlerimize yansıdı. Biliyorum, senin gözlerin yıldızdan da güzel parıldar. Fakat bu gece düşün ki ikimiz varız ve bir de bizim yıldızımız. İkimiz, sadece ikimiz varız…
“Aşkım yıldız gibi, gözlerine dolayım
Bir mekan ki orada sadece ben olayım
Zaman teslim olurken kendi akıntısına
Kök salıp gözlerinde, sonsuza dek kalayım…”
Tut ki yakamozlar eşlik ediyor bize, bir şarkı dilimizde. Sessizliği bozarak, rüzgarın koynunda mırıldanıyoruz. Hiç bir zaman notaları yazılmayacak, hiç bir zaman bestelenmeyecek bir şarkı bu. Bu hayallerimizin şarkısı, bu ikimizin şarkısı. Sahi, ne zaman ezberlemiştik seninle bu sözleri biz?..
“Sen yüreğim, özgürlüğüm
Şiirlerim, rüzgarımsın…
Yağmurunsun
Gökkuşağım
Sığınağım
Hem inadım
Hem isyanım
Diğer yarım
Sen Can’ımsın, Can’ım…”
Son cümle yankı yapıyor ruhumun derinliğinde “Sen Can’ımsın” ve rüzgar ağlıyor dağların beşiğinde. Ben başımı dizlerine yaslamışım, gözlerim gözlerinde, yakamozlarsa bizi izliyor…
Sen, şiirin Şahika`larından topladığın çiçekleri döküyorsun üzerime… Güller, yasemenler, laleler, kardelenler, menekşeler ve hatta “Gelincikler“…