Sayfalar

‘Duygusal Şiirler’ Kategori Arşivi

PostHeaderIcon Uyan Ey Gönlüm…!

Uyan Ey Gönlüm…!

Uyan Ey Gönlüm…!

Yazının devamını oku »

PostHeaderIcon Bir İsyan Bir Yıkım – Her Şey İle Hiçbir Şeyin Teninde Hiçleştiği Bir Bedendim

Bir İsyan Bir Yıkım – Her Şey İle Hiçbir Şeyin Teninde Hiçleştiği Bir Bedendim

Bir İsyan Bir Yıkım - Her Şey İle Hiçbir Şeyin Teninde Hiçleştiği Bir Bedendim

Bir İsyan Bir Yıkım – Her Şey İle Hiçbir Şeyin Teninde Hiçleştiği Bir Bedendim

 Bir İsyan Bir Yıkım


     Bir isyan.. bir yangın.. bir kader.. bir yıkım.. aşk.. En fethedilemez kaleymiş. En vazgeçilmez boyunduruk. Aşkın kendinden vazgeçmek olacağını bilmeden çıkmıştım ben yola. Gözbebeklerimi hiçbir korkunun titretmesine izin vermeden üstelik. Aşka bağlı olan, aşkın hicranının kavur kavur yakıp kül ettiği gönlümde hiçbir tereddüde yer yoktu. En acısı aşka olan imanınım bir yansımasının da maşukun gönlünde yer ettiğime inanmamdı. En acısı da aşkın cellâdı olduğumu bilmememdi. Ben; aşkın cellâdıydım. Gönlümdeki aşka vurduğum her darbenin ruhumu darmadağın ettiğini sonradan anladım.

Yazının devamını oku »

PostHeaderIcon Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…

Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…

Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür...

Bugün; Aşk’ın Günüdür. Aşk’ın Günü Her Gündür…

Bugün; çığlıkların suskunluklara dönüştüğü gün. Bugün; aşkın doğasının aklın doğasını parçaladığı gün. Bugün, ellerinde bir yaprağın can bulduğu gün. Kelimelerin cümle olmaktan vazgeçtiği, gözyaşlarının akıp akıp cehennemi tükettiği gün. Sonsuzluğun tanımının aşk olduğunun anlaşıldığı, gözlerindeki hareleri esamemin zapt ettiği gün. Bugün sonsuz hükmedişle kalbime ebediyen hükmettiğin gün. Yıkılmayan duvarların yıkılacağının, çözülmeyen düğümlerin çözüleceğinin müjdelendiği gün. Bir rüzgâr esintisinin en içli duaları haykırdığı, bir toprak serinliğinin en alevli aşklara karıştığı gün bugün! Buz çöllerine aşkın haritasının nakış edildiği, gökyüzündeki aşk seremonisinde raks edildiği gün. Bugün söylenmemişlerin söyleneceği, görülmemişlerin görüleceği gün. Ey Aşk! Sen; bugün ve her gün.
Yazının devamını oku »

PostHeaderIcon Ey Gönlüm…!

Ey Gönlüm…!

Ey Gönlüm...!

Ey Gönlüm…!

Ey gönlüm; ümitsizliğe düşünce yarılır kalpler. Bir aşka baş koyunca tükeniyor korkular. Sen; bahtına yazılanın peşinde misin gönlüm? Kurduğun hayalin içinde mi, gerçeğinde misin? Yüzleş ilemeyen sızılarınla cenk edip, kanatlarına mı tutundun bir meleğin? Nefeslerine aşkın kokusu siner âşıkların. Bakışları ile titrer kâinat. Söyle ey gönlüm; hicranı taşıyıp yok olmamak mümkün mü? O yoklukta aşk olmamak mümkün mü? Taşıyan sen misin âlemlerin yükünü sırtında? Gecenin ayazına sarılmış gariplerin halini bilmez misin?

Yazının devamını oku »

PostHeaderIcon Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve… Ben; Senin Gözyaşınım!…

Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve…  Ben; Senin Gözyaşınım!…

Gözlerinde Hare Yüreğinde Pare

Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve…  Ben; Senin Gözyaşınım!...

Sorulmayan Sorulara İnat, Verilen Cevabım. Hamım. Aşkta Kavrulanım. Ve… Ben; Senin Gözyaşınım!…

Bir kalem bir kâğıda böyle düştü. Bir sevda bir ağıda böyle dönüştü. Gam çekmeyi bilmeyenlerin dilinden aşkın masumiyeti sökülüp alınmıştı da bilenlerin sırtındaki yük daha bir ağırlaşmıştı. Biz; bu sevdayı birbirimize emanet bilmiştik. Gecenin en koyusuna, zamanın en kuytusuna saklamıştık hayallerimizi. Biz seninle gulyabaniler diyarında kanat süzen meleklerdik.

Yazının devamını oku »

PostHeaderIcon Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın? Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?

 

Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın?  Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın? 

Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın?  Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?

Tereddütler Yumağının Gölgesine mi Saklandın? Vicdanın Bam Teline Dokunduğunda Bu Aşk; Sen, Ellerini Hangi Hayalden Kaçırdın?

Sen; bu aşkın izdüşümünü kendi gönlünde gördün mü? Güneş olup bir ay yüzlünün teninde söndün mü? Bahar bakışlarını kış rüzgârları savurdu mu hiç? Bir kirli gönüllü, aşkına zehrini akıttı mı hiç? Hayallerine hafakanlar bastı mı bir seher vakti? O narin kalbinde yok muydu eşref saati?

 

Yazının devamını oku »